Hüseyin MERT

Sadece teknoloji değil…

Asıl mesele o değil

buzzla tweetle Geyik24 Ağustos 2009 5

Asıl mesele o değil…

  • yanan ormanlar değil, cahil kalan gençlerimiz… ormanlar 40 sene sonra yeniden yeşerir ama gençler yanınca birkaç nesil birden kül olur etrafını da kül eder…
  • sigara yasağı değil, sigara içmekten zevk alanların zevklerinin diğer insanların sağlıklarını tehdit etmesidir…
  • gazetlerin tirajları değil, yazdıkları haberlerin doğruluğu ve kalitesidir, bir gazetenin yarısı magazin öteki yarısı spor haberleri ile dolu ise o gazeteyi okuyanların gündemleri bir sonraki maça kadardır. Gördükleri de bir gece önceki mankenin hangi gece kulubündeki durumudur..
  • eğlenmeye harcadığınız para değil, o eğlenceden geçtekten bir ruhsal dinlenme mi yoksa kısa süreliğine sıkıntılarınızdan kaçtığıdır
  • birşeyler söylemek için lafa girip, bilginiz olmadığı halde ahkam kesmenizdir
  • kendi üretmediğiniz şeyleri kendinizinmiş gibi göstermenizdir
  • asıl mesele ülkemizdeki cahilliktir, öyle bir cahillik ki Avrupa kıtasındaki en az entellektüel birikime sahip ülkesi oluruz, insanlarımız ot gibi fotosentezden başka birşey yapmadan hayatlarını idame etmekten hiçbir rahatsızlık duymamasıdır.
  • demokratik açılım değil, önemli olan halkın demokrasinin ne olduğunun farkına varmasıdır.
  • twitterın çöküp durmasına rağmen kimsenin twitter hesabını iptal etmemesi
  • friendfeed’te oruç tuttuğunu twittera yazıp ve bunu görenlerin vay sen nasıl şovensin denmesi ama bir konser bir etkinlik olduğunda gün boyu konser alanından canlı bağlantılar sunmasını aynı şekilde kardeşim konseriniz size konser lütfen kendinize saklayın denmemesi. Ha ibadeti şov olarak yapan varsa elbette bir yanlışın içindedir.Ama neredeyse ülkenin yarısının katıldığı bir ibadetin, kamuoyunda gündem konusu olması onunla ilgili paylaşımların yapılması bir o kadar normal karşılanmasıdır mesele.
  • Galatasaray’ın şu ana kadar hep farklı yenmesi değil izlediğimiz futboldan zevk almamız
  • Wordpress’in küçük güncellemeler geçirmesi değil, önemli olan ne kadar yazı yazdığımız ne kadar blogumuza baktığımız
  • çocuklukta edindiğiniz arkadaşlarınızla facebookta ekleşmeniz değil, hala onlarla konuşacak güncel konular bulabilmeniz ve karşılıklı özlem duymanız
  • bir ömür boyu birliktelik yapacağınız kader arkadaşınızı bulmak değil, birbirinizi bir ömür boyu sevecek, sayacak ve kollayacak olmanız.
  • sevmek değil saygı duymak, sevilmektense saygı duyulmayı tercih etmek.
  • kebabı pişiren değil, eti terbiye eden

Zaman kullanımı ve kişisel denge

buzzla tweetle Genel13 Temmuz 2008 4

Hayatım gittikçe zorlaşıyor, karmaşıklaşıyor ve hatta içinden çıkılmaz hale geliyor. İnanın artık sınırlarımı zorluyorum. Bir tane ipte de yürümeyince kendimi kaybediyorum. Birden çok ağır ve sıcak bir yorgan sarıveriyor beni. Günlerce sabahlayacak kadar çalışabilen ben saat 10 olmadan çiti atlayan kuzuları saymaya başlıyorum. Sonra “sağ arka baldırlarının üstündeki etten ne güzel Adana kebap” olur diyorum. Mutfağa gidip moralimi bozmamak ve ambiyansı dağıtmamak için “Zaten Ankara’da güzel yapan da yok ki” diyerek avunuyorum. Yanlış anlamayın sakın hergün kebap yemek değil amacım. Zaten çok şükür 3 haftada bir iyisinden bir kebap yiyoruz. Pahalı ama değiyor. Neyse…

Şimdi gelelim kendimi nasıl rehabilite ettiğime:

1. Yapılacak listesi: Kendi yapacaklarımı o gün sabah, hatta önceki günün akşamından listeleyip gün sonunda ne kadarını bitirdim, ne kadarı yarım kaldı, ne kadarı yarım kaldı görebiliyorum. Böylece gün boyu ne kadar verimli çalışmışım anlayabiliyorum. Fakat gün içinde yeni eklediklerimle bu liste kabarabiliyor. Uzun listelerin oluştuğu durumda öncelik sırası koyarak maksimum fayda elde etmeye çalışıyorum. Başarılı olduğumda kendimi hemen ödüllendiriyorum. Kaliteli çikolata ve Türk kahvesi benim için en büyük ödül.

2. Bitki çayı/Sık su içme: Bitki çayları genelde sakinleştirici etki yaptığından (psikolojik de olabilir) eğer strese girdiysem kesinlikle bir kupa içiyorum. Ayrıca normal su içerek de bu etkiyi yapıyorum. Çünkü su içince de aynı şey oluyor. Zannedersem kanımızdaki potasyum dengesi sağlandığı için -ne diyosun- negatif enerji vucudumdan uzaklaşıyor. Başağrılarım bu sık su içme sayesinde %80 azaldı.

3. Yanni+rammstein+kitaro+orhan hakalmaz: Bu kadar uç örnekler sizi şaşıtmasın. Tempomun hızlı olmasını istediğim zaman Rammstein dinliyorum. Tasarım yaparken, Yanni ve Kitaro gibi yumuşak müzikler  ruhuma bir sakinlik ve açıklık getiriyor. Orhan Hakalmaz ile de türkü ihtiyacımı gideriyorum (genelde iş sonuna yakın zamanda). Bu dörtlüyü ayrı ayrı veya birlikte dinlemeyi tavsiye ederim.

4. Ajanda tutmak: Ne gün ne iş yaptınız yapıyorsunuz yapacaksınız kesinlikle takip etmenin en kolay ve pratik yolu. (Ne be ben alzaymır mıyım demeyin). Ajandanızı tutarken günlük gibi de tutmayın, destan yazmanıza da gerek yok. Yok eğer böyle yaparsanız beyniniz tembelleşir asıl o zaman alzaymır olursunuz.

5. MSN

6. Facebook

7. Saat başı haberler: (inanılmaz bir haber bombardımanı var şu sıralar. Oturun akşam haberlerini izleyin. Öyle beş kanalı da takip etmenize gerek yok.)

8. Youtube girme çabaları

RSS/FEED (içerik özeti) bağımlısı olmaya başladığımın farkına vardığımdan veri kendimi sınırladım. Bundan sonra günde en fazla iki kez bakıyorum. Böylece iki haftadır ciddi zaman kazandığımı düşünüyorum.