Biz 11 Kasım’da 1000 atlı gibi şendik. Kocaman bir dalgayı yendik…

Hamdi bir başladı, biz devam ettik. Mutluyduk yav…

ulvi bir amaçla başlamıştık çünkü veyvle alakalı keşfetmişliklerimizi paylaşacak paylaşımcı ruhumuzu besleyecektik.
Ruhunu ilk besleyen ben oldum hemen iki gözümü yumdum, dalgayı dinleyerek…
Tabi beni yaftalamışlar hemen. Tag’lar koymuşlar etiketlere getirmişler..
Ben de hemen, o güzel şarkıyı yayına koydum Elbette..
Kutucuklardan çeşitli araçlardan kendimi arayıp minik veyvime bu soruçların birtanesini ekleyebildiğimi gördüm.
Ping diye bir şeyin olduğunu ve o kişiyle aramızda özel bir konuşmayı o kalabalık wave gruhunun içinde yapabildiğimi gördüm. Tabi o sırada wavedeki mesajın bir harfini seçtikten sonra Reply/Edit’in eklenebildiğini gördüm. Her zaman işe yaramadığını da anladım.
WAVE davetiyesinin ne kadar kıymetli olduğunu anladım, o kadar ki nerede olursan ol yine de elzem olduğunu anladım.
Kişilerin birbirinin yazdığı şeyleri editleyebildiğini ve bunların o anda herkes tarafından görüldüğünü gördüm. Hamdi’in moderator gibi her şeyi silip editleyebildiğini de gördüm.
Bir de anketlerde aynı fikirde buluşulamayacağını anladım. Edit’i burda tam olarak hissetim. Sarı bölgeyi 7777 kişi düzenledi belki de…












Yok, Yorum veya Geri izleme
“Google Wave’i yendik” için yorumunuz
Kebikec Böceği var sitede.
Yorumlar için Besleme(RSS)