Hayatım gittikçe zorlaşıyor, karmaşıklaşıyor ve hatta içinden çıkılmaz hale geliyor. İnanın artık sınırlarımı zorluyorum. Bir tane ipte de yürümeyince kendimi kaybediyorum. Birden çok ağır ve sıcak bir yorgan sarıveriyor beni. Günlerce sabahlayacak kadar çalışabilen ben saat 10 olmadan çiti atlayan kuzuları saymaya başlıyorum. Sonra “sağ arka baldırlarının üstündeki etten ne güzel Adana kebap” olur diyorum. Mutfağa gidip moralimi bozmamak ve ambiyansı dağıtmamak için “Zaten Ankara’da güzel yapan da yok ki” diyerek avunuyorum. Yanlış anlamayın sakın hergün kebap yemek değil amacım. Zaten çok şükür 3 haftada bir iyisinden bir kebap yiyoruz. Pahalı ama değiyor. Neyse…
Şimdi gelelim kendimi nasıl rehabilite ettiğime:
1. Yapılacak listesi: Kendi yapacaklarımı o gün sabah, hatta önceki günün akşamından listeleyip gün sonunda ne kadarını bitirdim, ne kadarı yarım kaldı, ne kadarı yarım kaldı görebiliyorum. Böylece gün boyu ne kadar verimli çalışmışım anlayabiliyorum. Fakat gün içinde yeni eklediklerimle bu liste kabarabiliyor. Uzun listelerin oluştuğu durumda öncelik sırası koyarak maksimum fayda elde etmeye çalışıyorum. Başarılı olduğumda kendimi hemen ödüllendiriyorum. Kaliteli çikolata ve Türk kahvesi benim için en büyük ödül.
2. Bitki çayı/Sık su içme: Bitki çayları genelde sakinleştirici etki yaptığından (psikolojik de olabilir) eğer strese girdiysem kesinlikle bir kupa içiyorum. Ayrıca normal su içerek de bu etkiyi yapıyorum. Çünkü su içince de aynı şey oluyor. Zannedersem kanımızdaki potasyum dengesi sağlandığı için -ne diyosun- negatif enerji vucudumdan uzaklaşıyor. Başağrılarım bu sık su içme sayesinde %80 azaldı.
3. Yanni+rammstein+kitaro+orhan hakalmaz: Bu kadar uç örnekler sizi şaşıtmasın. Tempomun hızlı olmasını istediğim zaman Rammstein dinliyorum. Tasarım yaparken, Yanni ve Kitaro gibi yumuşak müzikler ruhuma bir sakinlik ve açıklık getiriyor. Orhan Hakalmaz ile de türkü ihtiyacımı gideriyorum (genelde iş sonuna yakın zamanda). Bu dörtlüyü ayrı ayrı veya birlikte dinlemeyi tavsiye ederim.
4. Ajanda tutmak: Ne gün ne iş yaptınız yapıyorsunuz yapacaksınız kesinlikle takip etmenin en kolay ve pratik yolu. (Ne be ben alzaymır mıyım demeyin). Ajandanızı tutarken günlük gibi de tutmayın, destan yazmanıza da gerek yok. Yok eğer böyle yaparsanız beyniniz tembelleşir asıl o zaman alzaymır olursunuz.
5. MSN
6. Facebook
7. Saat başı haberler: (inanılmaz bir haber bombardımanı var şu sıralar. Oturun akşam haberlerini izleyin. Öyle beş kanalı da takip etmenize gerek yok.)
8. Youtube girme çabaları
RSS/FEED (içerik özeti) bağımlısı olmaya başladığımın farkına vardığımdan veri kendimi sınırladım. Bundan sonra günde en fazla iki kez bakıyorum. Böylece iki haftadır ciddi zaman kazandığımı düşünüyorum.











4, Yorum veya Geri izleme
Güzel bir liste hazırlamışsınız. Birçok kişinin uyguladığı şeyler bunlar. Üzerini çizdiğiniz maddeler ise gerçekten nokta atışı olmuş, tebrikler.
RSS’nin öneminin vurgulandığı zamanlarda ilk defa kendini sınırlandıran birisini görüyorum. Kaç tane yere abonesiniz?
17 Temmuz, 04:07
yaklaşık 80 tane
20 Temmuz, 19:07
Bitki çayları kesinlikle rahatlatıyor insanı:) Papatya,melissa ve adaçayı özellikle tavsiye ederiM:)
Bir de ben ufak bir hediye gelsin sana:P
http://www.flickr.com/photos/27436927@N06/2698802397/in/photostream/
25 Temmuz, 13:07
abov, teşekkürler..
26 Temmuz, 14:07
“Zaman kullanımı ve kişisel denge” için yorumunuz